29 Ağustos 2012 Çarşamba

Geçmişin Kokuları ve Bir Minik Çay Kaşığı...

Bundan yaklaşık 2 yıl önce yani sene 2010 o zamanlar bir sözlük yazarıydım (çok uzun zaman önceymiş gibi başladım ama hadi hayırlısı :), severdim beni tanımayan insanların yazılarımı okumasını farklı bakış açılarını (ki hala öyle)... Sonra o sözlükler değişti ya da biz gerisinde kalıyoruz her şeyin... -Sözlüğe ilerleyen satırlarda tekrar geleceğim- Neyse velhasıl kelam geçtiğimiz bayram bizim köye gittik... O ev ki çocukluğumun yazlarının geçtiği 3 odalı, odalarının ahşap mavi boyalı kapıları bir verandaya açılan, bahçesinde güller açan, dut ağacının dibinde rüzgarın yüzümüzü okşadığı öyle güzel bir ev ki ancak o kadar güzel olur işte şimdi ıssız, çökmüş, hüzünlü... Her gittiğimde aradığım bir şeyler olur mutlaka ve bulduğum da... Evet işte o bulduğum çay kaşıkları... Babaannemin çay kaşıkları, onları görünce sanki o ana gittim burnum o yaz gününün kokusuyla doldu öyle mutluydum ki o gün, süpürge otlarının arasına saklanmış minik kızı babaannem çağırıyor :) Koşuyorum ve o verandada birkaç tur atıp giriyorum içeri... Çaylar demlenmiş, köy ekmeği o muhteşem kokusuyla yeni pişirilmiş o çay kaşıkları nasıl beğenmişim o yaşımda nasıl sevmişim onları elime alınca kalbim sevinçten pır pır :) sadece çay kaşıkları değildi bulduğum çocukluğumdu belki, belki kaybettiklerimdi her biri birbirinden değerli... Dedemin, babaannemin ve babamın donmuş gençliğiydi bir fotoğraf karesi gibi gözümün önünde...

Sözlüğe gelince işte o 2010 aralığında yazmışım sözlüğe babaannemin bana hala en güzel şekilde anımsattıklarını ;
bu sabah işe geç kalmış koştururken, burnuma o çok sevdiğim çaydanlığıyla kaynattığı ıhlamur çaylarının kokusu geldi birden içim burkuldu... ara ara yüreğime hasta ve yorgun ama sevgi dolu bakışları düşendir, son günlerde daha da çok özlenendir...                           (24.12.2010 21:05) 

Meğer ne çok söz biriktirmişim bu bayram...



Bunlar anneciğimin çiçekleri... 
 Bunlar bayram şekerlerimiz...


Çay bardağı, altlığı, çatal ve çay kaşığı babaannemin...


İşte o meftunu olduğum çay kaşıkları...


8 yorum:

  1. canım, sanırım bende aşık oldum babaannene ait olan herşeye =))rabbim yokluklarını göstermesin bir dahakine gittiğinde benim içinde yudumla o çay bardağıyla çayını veya ıhlamurunu... hepsinin ellerinden de öperim ayrıca...
    kucak dolusu sevgiyle =))

    hamiş: o çiçeklerden bende istiyorum ama bulamıyorum =(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsini aldım getirdim eşyaların babaannem vefat edeli 19 yıl oluyor dedem ve babamı da 6 yıl önce kaybettim... Onlara ait olan şeylere hep aşığım zaten onlar benim çocukluğum :) Çiçekler bizim buralarda çok olur arsız bir çiçek aslında paketleyince solmasa da yollasam sana :)

      Benden de kucak dolusu sevgiler canımm :)

      Sil
    2. umarım senin çocukların ve torunlarında aynı özveride bulunurda nesilden nesile elden ele dolaşır kıymetlilerin canım...

      Sil
  2. canım yazını okurken kendımı gordum sanki çok duygulandım:( benim babannemde 17 yıl önce vefat etti ve benim için okadar kıymetliydiki..bizde bu bayram köye gittik ama ev evlikten cıkmıstı hep o bahcede kosusturmalarım gözümün önüne geldi..kuzenlerle haritalı kaşıklar vardı eskıden o kasıkları sen aldın ben aldım dıye bol bol kavga ederdık oda bizi kavga etmeyın kızanlarım diye severdi..ayrıca sızdekı o catallar rahmetli babannemdede vardı..Allah tüm ölmüşlerimizin mekanlarını cennet eylesin nurlar içinde yatsınlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canımm yaa ne güzel anılarımız var en azından yüzlerini, gülüşlerini, seslerini, kokularını çok yakından biliyoruz iyi ki onlara yetişmişiz iyi ki çocukları, torunları olmuşuz nur içinde yatsınlar. O haritalı kaşıklardan babaannemde de vardı onları da buldum takım halinde ama kullanmaya kıyamadığım için çeyizime koydum koleksiyon gibi saklayacağım.

      Sil
  3. tanımadığım bir blog . keşfederken okudum..ah..okuyunca bu cümleleri, benim de burnuma sayısız şeyin kokusu geldi. gerçek kokular değil havada dolaşan anıların bıraktığı tozcuklar galiba bunlar. hep bana da olur dersin ya okuyup birini, seviverirsin tanımadığın birini sırf cümlelerinden..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyleyse Hoşgeldin sefalar getirdin ne iyi ettin de geldin :) Can Yücel'in şu mükemmel şiiri yukarıda yazılanları en güzel anlatan şiir belki de...

      O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
      arkalarında doldurulması
      mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
      Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
      en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
      Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
      yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer
      ...
      Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
      tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.
      O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
      yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.
      O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
      son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
      Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
      her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer...

      Sil

Yorumlarınız için teşekkürler.