4 Mart 2013 Pazartesi

Sonbahar mı? Nevbahar mı?

Uzun bekleyişleri var hayatın hiç bitmeyecekmiş gibi gelen, bazen umut dolu bazense kırık... Eylül romanındaki Suad gibi ömrümüzün Eylül'ünde mi yoksa Nevbaharı Mart ayında mıyız? Bilinmez bir bekleyiştir gidiyor. Bir umudum, iki korkum, bir sabırsızlığım var bugün bakalım bu mevsim nereye savuracak beni, hazin bir sonbahar yaprağı gibi bilinmezliğe mi yoksa yeşeren bir tomurcuğa mı döndürecek... Eylül demişken bugün öğrencilerimle Eylül'ü işledik de Suad ne kadar hüzünlü göründü bir kez daha gözüme... Yeniden sil baştan okumanın zamanı gelmiş Eylül'ü.

 Tebessüm etmek istiyorum vardır bu zamansız haberde de bir hayır diye, hadi tuttuğumuz dilekler gerçekleşsin :) Bu arada gözüm hep Leyleklerde mutlu güzel bir haber getirirler belki diye...


Bu akşama bu posta uygun muhteşem bir eser dinleyelim bir de :) Maziye bir bakıver neler neler bıraktık...



Şimdilik Hoşçakalın...

2 yorum:

  1. Bazı kitapları dönüp dönüp tekrar okumak insana ne farklı tecrübeler katıyor değil mi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten de öyle gözden kaçırdığımız pek çok şey olduğunu anlıyoruz okudukça...

      Sil

Yorumlarınız için teşekkürler.