24 Mart 2013 Pazar

Cilt Bakım Ürünlerim

Bu akşam uzun zamandır kullandığım ve memnun olduğum yüz yıkama jeli ve nemlendirici bakım kremim La Roche Posay'ın hassas ciltler içi olan Toleriane'inden bahsetmek istedim.  Gece olduğu için elimdeki ürünlerin fotoğrafını çekemedim o yüzden rastgele bulduğum fotoğrafları ekledim.


Benim cildim çok kuru ve çok hassas olduğu için iyi bir nemlendiriciye ihtiyaç duyuyorum her zaman, eğer nemlendirici kullanmazsam yüzümde alerjik gibi kızarıklıklar oluyor. Daha önce Skin Code'un kremlerinden kullanmıştım kısa bir süre onu da beğenmiştim fakat La Roche Posay fiyat olarak daha uygun olduğu ve benim ihtiyaçlarıma cevap verdiği için uzun zamandır bu ürünleri kullanıyorum ve çok memnunum. 

Makyajımı temizleme kremleriyle sildikten sonra talimatında olduğu şekilde yüz yıkama jelini ılık su ile uyguluyorum. Son günlerde yıkama jelini yüzümde birkaç dakika tutmaya başladım bana mı öyle geldi bilmiyorum ama sanki cildim daha yumuşak olmaya başladı :) Sonrasında yumuşak bir havlu ile cildimi çizmeden kurulayıp nemlendirici kremi uyguluyorum. 
Yüz yıkama jeli aşırı akışkan bir yapıda değil ve dokusu benim hoşuma gidiyor biraz ipeksi gibi ayrıca kokusuz.
Nemlendirici krem de kokusuz ve ürünler paraben gibi koruyucular içermiyor. 

Eğer iyi bir cilt bakım ürünü arıyorsanız La Roche'u önerebilirim. nemlendirici kremim bitmek üzere bittiğinde yine La Roche'un effaclar duo kremini almayı düşünüyorum.

Ben bu iki ürünü birlikte set halinde aldığım için daha ucuza gelmişti. Şu an öyle bir kampanyası yok malesef, geçen gün yetkili bir eczaneye sordum ama olduğunda kaçırmayı düşünmüyorum :) 

Bu ürünlerin dışında bir de bahar ayları geldiği için güneş kremi kullanmak şart. Ben çok açık tenli ve tabii hassas olduğumdan yüksek koruma faktörlü bir güneş koruyucu tercih ediyorum. Kullandığım güneş koruyucu Hamilton 30 faktör üzeri bir koruma sağlıyor ve 4 saat etkili, özellikle çocuklar için tavsiye ederim minicik bedenlerini güneşin zararlı etkilerine maruz bırakmamak gerek. Kışın güneş görünmediği sürece pek kullanmadığım için ve boyut olarak da büyük olduğu için çok bereketli bir ürün. Ayrıca belirtmeliyim bu koruyucuyu bana cilt doktorum önermişti geçen yıl lazer epilasyon yaptırırken, lazer sonrası bakım için de gayet iyi olduğunu düşünüyorum. Yalnız biraz koyu renk  tene sahip olanlar sürdüklerinde ten renkleri biraz açık görünebilir ve hafif yağlı bir yapısı var, cildi çok yağlı olanlar az miktarda kullanırsa sorun olmaz diye düşünüyorum (kullanım talimatında yüz bölgesinde bir çay kaşığı kadar yazıyor normalde). Yapı olarak oldukça sıvı ve hoş bir kokusu var.



Umarım faydalı bir yazı olmuştur. İlerleyen zamanlarda göz çevresi kremimden de bahsedeceğim.

Sevgiler...


23 Mart 2013 Cumartesi

Kırtasiye Alışverişi

Benim bu okumak yazmak sevdam ömür boyu sürecek galiba... Bitmek tükenmek bilmeyen bir aşk yaşıyorum defter, kalem ve kitaplarla :) Elime alınca yeni bir defteri hemen kokluyorum geçmişimi... Kokuların cidden enteresan bir yanı var benim için çok eski bir zamana, bir anıya götürüyorlar hiç olmadık anlarda... İşte kitaplar da aynen öyle. Yıllar yıllar önce İstanbul'a da tıpkı yazmaya olduğu gibi sevdalandım ben... Küçücük yüreğimde pır pır kelebekler uçtu o gün ve ilk işim Beyoğlu'nda ikinci el kitap satan bir dükkanın kapısından içeri dalmak oldu. Prenses Diana üzerine yazılan bir kitaptı o gün aldığım, nasıl sevdim onu anlatamam hala o günkü gibi kokuyor. İşte bu alışverişte görür görmez o benim olmalı dediğim defter de bana o günü anımsattı, İstanbul... Şimdi kıyamıyorum yazı yazmaya ama gözümün önünde dursun da bir gün elbet kalemim gidip bulur onun sayfalarını :) 

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.



Ayrıca bu çok uygun fiyatlı ürünleri nereden aldığımı merak eden olursa hemen belirteyim https://www.ofix.com/ 'u ziyaret ederek bu ürünlere sahip olabilirsiniz. Üstelik üye olduğunuzda 10 tl indirim çekine de sahip olabiliyorsunuz. Ben acele ile alışveriş yaptığım için pek çok süper ürünü sepetime atmayı ihmal etmişim, bir sonraki alışverişimde, şuradaki kalemlikşuradaki ofis seti, tabii ki aldığım İstanbul temalı defterden de sepetime eklemeyi ihmal etmeyeceğim :))






Sevgileeeerr :)

20 Mart 2013 Çarşamba

Bordo Ayakkabılar ve Seniha :)

Bu ayakkabılara aşık olunur bence, giyilmeyebilir vitrine koyup seyredebilirim de :)) Zaten benim bir şeyi sevmem için renginin bordo olması büyük oranda yeterlidir :)


Bohemian Hair Style

Bohem yaşam tarzını hep sevmişimdir belki de damarlarımda biraz Bohem biraz Ortaasya'dan Şaman biraz Kızılderili biraz Balkan biraz da Anadolu karışımı kan akıyor :)) Keşke 1970'lerde ilk gençlik yıllarımı yaşasaydım diyorum bazen çiçek çocuklar gibi giyinmek için sırf :)) Çantalarına, ayakkabılarına, elbiselerine bakarken kayboluyorum resmen o hayalin içinde,,,  İşte bu yüzden sırf bu yüzden işte Bohemian tarzı saç modelleri paylaşacağım bu postta :)


               Bu görüntüyü yakalamak o kadar da zor değil aslında ;)

14 Mart 2013 Perşembe

Happy Box Etkinliği ve Hediyelerim :)

Sevgili Melodram'ın düzenlemiş olduğu birinci etkinlikti happy box ben de katılma şerefine nail oldum ve çok güzel oldu :) Melodram bu etkinlikleri sürekli hale getirecek sanıyorum eğer sizler de önümüzdeki etkinliklere katılmak isterseniz ya da yazılarını takip etmek isterseniz hemen tıklayın lütfen! :) Bu güzel etkinlik için ayrıca gösterdiği ilgi için ilk önce Melodram'a sonra da eşleştiğim Bir Megoloman Kız'a çook teşekkür ederim.

İşte hediyelerim böyle :)







Bu kaleme bayıldım sevgili Ekin en çok bu kalem için teşekkür ediyorum çünkü artık benim de bir ağacım olabilecek, tam anlamıyla natural olan bu kalemin kapağından Karaçam tohumları çıkıyor ve tohumlara gözünüz gibi bakarsanız bir yıl sonra bir fidana dönüşebiliyor :) 

Sevgilerimle...

4 Mart 2013 Pazartesi

Sonbahar mı? Nevbahar mı?

Uzun bekleyişleri var hayatın hiç bitmeyecekmiş gibi gelen, bazen umut dolu bazense kırık... Eylül romanındaki Suad gibi ömrümüzün Eylül'ünde mi yoksa Nevbaharı Mart ayında mıyız? Bilinmez bir bekleyiştir gidiyor. Bir umudum, iki korkum, bir sabırsızlığım var bugün bakalım bu mevsim nereye savuracak beni, hazin bir sonbahar yaprağı gibi bilinmezliğe mi yoksa yeşeren bir tomurcuğa mı döndürecek... Eylül demişken bugün öğrencilerimle Eylül'ü işledik de Suad ne kadar hüzünlü göründü bir kez daha gözüme... Yeniden sil baştan okumanın zamanı gelmiş Eylül'ü.

 Tebessüm etmek istiyorum vardır bu zamansız haberde de bir hayır diye, hadi tuttuğumuz dilekler gerçekleşsin :) Bu arada gözüm hep Leyleklerde mutlu güzel bir haber getirirler belki diye...


Bu akşama bu posta uygun muhteşem bir eser dinleyelim bir de :) Maziye bir bakıver neler neler bıraktık...



Şimdilik Hoşçakalın...

3 Mart 2013 Pazar

Mart Ayının Rengi Kırmızı ve Beyaz :))

Mart ayını küçük bir kız çocuğuyken bile ayrı severdim :) Belki de bizim buralardaki bir gelenekten olsa gerek Mart benim için mutlu sürprizli bir dilek ayı :) Haydi bir muhteşem dilek dileyelim bir tane yetmez diyorsanız çok muhteşem dilek dileyelim ve bileğimize kırmızı beyaz bilekliğimizi takalım :)) Sonra da Leyleği havada görünce, bilekliği çıkarıp sevdiğimiz bir ağaca bağlayalım ya da taşın altına koyalım, kim bilir yürekten inanırsak belki de gerçekleşir...




Ayrıcaa bilin bakalım bu neee :))





Şair burada tebessüm etmekten kendini alamıyor :))






Sevgileeeerrr :))